Herşey çok güzel başlamıştı. Bu sene de adanada 1 mayıs’ın olaysız ve eğlenceli geçeceği umuduyla yola çıkmıştık. Gayet de güzel başladık. 1 saatlik gecikmeyle yürüyüşe başladık ama coşkumuzdan hiçbirşey kaybetmemiştik.
Bayraklarımızla, pankartlarımızla, sloganlarımızla yoldaydık. Meydana kadar en ufak bir sorun çıkmadan, slogansız 1 saniye geçirmeden gittik. Meydana girdiğimizde sevinmiştik… Galiba bu seneyi de sorunsuz atlatıyorduk…
Meydandan ilk ayrılan burjuva partileri oldu. O ara arkamızdaki panzerde bir hareketlilik vardı. Sebepsiz yere aracın kafesini açmıştı. Çok fazla önemsemedik. Bildirilerimizi dağıtmaya, halayımızı çekmeye devam ettik.
Sonra sendikalarda yavaş yavaş ayrılmaya başladı. Gençler ise halaylarını çekmeye. coşkuyla eğlenmeye devam ediyordu…
Herşey bir anda başladı… Önce polisler iki arkadaşımızın gözlerine biber gazı boşaltmaya başladı. Biber gazıyla gözlerini açamayacak hale gelen arkadaşlarımızı coplayarak devirdiler. Gençler bir anda dağılmaya başladı. O anda faşist itler sahneye çıktı. Sopalarla üzerimize yürüdüler. Yanlarında polisler biber gazı ve coplarıyla onlara yardım ediyordu. Önlerine geleni devirdiler ve dövdüler.
Gençler kaçarken aralardan çıkan it amcalarımız önlerine geleni dövüyordu. Bir it ise bir kızın bacağına vurduğu sopa kırılınca sopanın kalan kısmını üzerime fırlattı. Arkasından üzerimize doğru gelen polisler yetişemeden arkadaşımızı aldık ve güvenli bir yere götürdük.
Hepimiz ara sokaklara dağıldık. Polisin kaç kişiyi gözaltına aldığına dair henüz kesin bir bilgimiz yok. Biz kaçarken polis araçlarıyla “asi genç” avındaydı.
İstanbul ve Ankara’daki olayların tedirginliği üzerimizdeydi ama polisin itlerle anlaşarak böyle hain ve şerefsiz bir saldırı yapmasını kimse beklemiyordu.
Ama bunu onların yanlarına bırakmayacağız! Polislere ve itlere bize çektirdiklerinin hesabını soracağız!
Herkese geçmiş olsun!
kArA kuklA