'Gündem' kategorisi için arşiv

02
May
09

Adana’da 1 Mayıs…

En güzel güne sayıca azlığımızdan dolayı biraz ümitsiz bir şekilde katılmıştık. Elimizde çok fazla birşey yoktu. Bir bez pankartta “Olmaya devlet cihanda…” sloganımız ve bir çember a pankartımızla 3 kişi olarak gittik. Çok sakindi alan herkes sohbet ediyordu ve davul-zurna eşliğinde halaylar ve oyunlar vardı. Bez pankart en baştan ilgileri toplamaya başlamıştı. Birçok kişi gelip soru soruyordu ama bazı grupların küçümser lafları ister istemez duyuluyordu. Sloganlarımızla yürüyüşe katıldık. Sloganlarda “Taksim’e selam, İsyana Devam” ve “İsyan Devrim Anarşi” en çok kullandıklarımızdı. Birçok konuda sesimizi duyurduk yürüyüş boyunca. Polis kontrol noktasında polisler çok uzun süren aramalarını da geçtikten sonra yola devam ettik. Bir gazeteci yanımıza gelip özellikle fotografımızı çekti. (Tabiki suratlar kapalıydı.) Yürüyüş boyunca arada yanımıza gelip destek olanlar, sohbet etmek isteyenler, pankartımızın resmini çekenler oldu. Hatta Eğitim-Sen ve DİSK kortejinde bizim muhabbetimizin döndüğünü oradan gelen arkadaşlar söyledi.

Alan girdiğimizde yaklaşık sayımız 10′du. Merkez alana girdiğimizde bir süre çimenlerde pankartımızı serip oturduk. Arada gelen, selam veren birçok kişi oldu. Sonra meydana kurulmuş sahneye çıkan “Mezopotamya Kültür Derneği”nden arkadaşların birçok dilden şarkılarıyla halaylara karıştık. Kısacası eğlenceli ve sakin bir gündü. İsyana ve anarşiye yakışır bir neşeyle bitirdik eylemi.

08
Nis
09

Nato Denen Çete (karakök)

NATO DENEN ÇETE

Hazirlanmisti  yine Nato denen  devlet çetesi; binlerce silahli polisi askeriyle.Sanki.Fransiz devrimcilerinin hayeletinden korkar gibiydiler. Milyonlarca servet o efendilerinin rahat çikar haseplari yapmasi icin yapilmamismiydiki;

O an acliktan militarizmin katliyamlarinda ölen insanlar geçer gözlerimizin önünden bir film seridi misali…
Nato çetesi ve yalakalari is basindaydi yine, Hirosima da, vietnam da, afrikada, irakta oldugu gibi.
Bir rüzgarin uçurttugu kagit  parçasinda korkar hale gelmisti zalim efendiler ve saksakcilari.
Sinirlar birer birer kapatildi özgürlük seslerine. Yasakli sinirlar bile tutamamisti  insanlarin yürüyüs alanlarina girmelerini. Nato ya karsi bir küçük kivilcim korkutmustu nato efendilerini. EEEE fransiz devrimcilerinden az cekmemisti  seckin Efendiler…

Sessizlik hakimdi,  sessizlik

Sessizlik… Bombanin patlamadan önceki sessizliği gibi, isyanci 7000 insan anti Nato kampi kurmustu. Gecelerden kamp atesinin çevresinde atesli tartismalar terletiyordu herkesi sabahin erken saatlerinde  pankartlar hazirlanmaya ,yürüyüs alani dolmaya baslayacakti. Turuncu sinir denilen güvenlik bölgesiydi ilk hedef, sloganlarla yürünmeye başlandi turuncu koruma bölgesine. Atesli bütün devrimciler bir kivilcimdi fransa sokaklarinda.

Karar verilmisti, dönmek yok….!

üniversitenin önüne baska yerlerden gelen isyanci kitleyi tasiyan  otobüs nihayet yavasca yaklasiyordu. Diger yoldaslarda nihayet geldiler! Dahada kalabaliklasan isyanci kitlesine karsi tahammül edemeyen polis ve asker çeteleri saldirmakta bulmustu çareyi. Polisin saldirisiyla baslayan gerginlik sonrasini  kitlenin öfkesine birakacakti.
Bankalar parçalandi. her kirilan Sömürü sermeyesi öfkelerde yankilanmaya baslamisti

Simdi Isyan!

Her dilden her renkte insanlar dalga dalga gelmisti Seyhbedreddinin dostlari gibi. çatismalar gün boyu sürecekti.
Ve nihayet pazar günü  15 binin üzerinde kitle  yürüyus alanini dolduracakti sanki nato cetesine inat.. Müzik donanimli  bir kamyonla  zafer müzikleri sloganlar costurmaktaydi yürüyüs güzergahini. kamyonun yan tarafina görünecek bir sekilde  Büyük pankart dikkat çekmekteydi  caniniz cehenneme dermis gibi

Pankartin üzerindeki Hepimiz teroristiz
wir sind alle terorist
El kaide ist möglich! yazisi gündemin ana konusu olacakti..

Kitle korkmuyordu sanki ölümü yenmis gibisine her polisin saldirisina omuz omuza direnerek cevap verecekti. Molotoflar havada etrafi aydinlatiyordu, sinirda bekletilen yoldaslarla dayanismak icin karakollara devletin bütün kurumlarina saldirilmisti. yanan sinir karakolu çok büyük tahrip olurken etrafinda isyancilar adeta isyan dansini etmekteydi.

Simdi Isyan!

Aksama dogru nihayet yalaka polis ve askeri gazsiz bombasiz kalmisti simdi silahlar yerini tasli sopalara birakmisti. Iste simdi nihayet adaletli bir dövüs baslayacakti. tankina bombasina güvenen kokaklar ordusunun kaçislarisi büyük bir haz ve güven vermisti kitleye

Simdi isyan!

ekonomik krizin sarsintisinda uyanamayan  egemen kapitalist sistemin efendileri; Korkuyor olsa gerek.
Büyük bir kustahsizlikla silahsiz insanlara saldirarak agizlarindan düsüremedikleri demokrasi oyunlarini bir kez daha bütün dünyaya göstermisti. Dünyanin bir çok cinayetinden isgalinden sabikali bu demokrasi soytarilari  insani olan yürüyüs hakkimizi yasaklayarak göstermisti. Afganistanda kadini özgürlestirecegim maskesiyle süpermenlik yapanlarin nato devletinin yeni Tecavuz yasalariyla kendi pisligini saklama geregi bile duymamalarini anlamak gerek. Aslinda söylenecek çok sey var ama;

Ahmed arifin dedigi gibi .Ne gerek var onlarda bunlara benzer……

Anarsiyle dostcakalin

Karakok otonomu  turkiye / jura

Kedikara29@hotmail.com

04
Mar
09

Federasyon Tartışması Üzerine

“merhaba arkadaşlar..

Karakök otonomu olarak bildiğiniz gibi uzunca bir süredir Türkiye de
ki anarşistlerin bir organizasyona ihtiyacı olduğunu vurguladık.Tabiki ağ tipi örgütlenmeler gruplar kolektifler otonomlar anarşist hareketin önemli unsurlarıdır.Fakat biz artık federasyonu ciddi olarak tartışmak istıyoruz.

Federasyonu tartışmak derken bu fikre karşı olan arkadaşlarla
tartışmayı kastedmiyoruz . Çünkü onlarla yıllardır tartışıyoruz ve onların farklılıklarına saygı duyuyoruz.Bizim artık isteğimiz bir anarşist federasyon isteyen anarşistlerle üretici yapıcı bir tartışma ortamına girmek.Karakök ün yıkıcı söylemlerinin hedefi sadece iktidardır.Anarşistlere karşı renkleri ne olursa olsun dostluk dayanışma ve ortaklık dışında bir bakışımız yok.Biz aynı yoldayız.

Böyle bir federasyonun adı ne olacak? AFT (Anarşist Federasyon
Türkiye) , ATAF (Anadolu ve Trakya Anarşist Federasyonu) , TAF
(Türkiye Anarşist Federasyonu) ya da başka bir isim.
Buna hep beraber ortak bir tartışmayla karar verilecek.bu federasyonun ilkeri ne olacak?

Bölgeler şehirler ve semtler düzeyinde bir fedaratif yapımı olacak
yoksa otonomların fedaratif birlikteliğimi?Bu da tartışma sonucunda
ortaya çıkacak.Hangi fikirler çercevesinde bir araya geleceğiz?Tüm
anarşistler mi orada olacak yoksa sadece toplumsalcılık ya da anarko
komünizm yönelimli anarşisler mi?Bu da yine fedarasyona sıcak
bakanların ortak kararı olacak.

Görebileceğiniz gibi kimseyi kapalı sınırları çizilmiş bir projeye
çağırmıyoruz.Ne yapacaksak beraber yapacağız.Bildiğiniz gibi karakök
otonomu bir süredir Anarşist Federasyonlar Enternasyoneli (İAF) ile
görüşüyor.Gecen yaz enternasyonel kongresine Türkiye li anarşistlerin
sesini duyurmak üzere br delege gönderdik.Dünya anarşistleri bzim
katılımımıza çok sıçak baktı.Enternasyonel Türkiye anarşistlerinide
üye olarak görmek istediğini bildirdi.kKurulacak bir türkiye
federasyonu en kısa zamanda İAF a üye olacaktır.

Arkadaşlar bu konuyu dediğimiz gibi öncelikle sıcak bakan arkadaşlarla tartışmaya açmak istiyoruz.Önümüzdeki haftalarda yine konuyla ilgilenen anarşistlerle bir genel toplantı yapmak isteriz.

Dayanışmayla

Karakök Otonomu Türkiye – İsviçre
otonomkarakok@gmail.com
http://karakok.wordpress.com”

Yukarıdaki yazıyı karakök otonomundan arkadaşlar göndermiş. Umuyoruz ki bu güzel bir çalışma için iyi bir başlangıç olur. Bu konuda birkaç ekleme ve tartışmaya katkı açısından birkaç şey söylemek istiyoruz.

Öncelikle isim konusu. Bence önerilen isimler arasında en uygunu ATAF (Anadolu Trakya Anarşist Federasyonu). Çünkü ne olursa olsun eğer sınırlara ve devletlere karşı bir tutum sahibiysek kendimizi tamırlarken o devletlerin adını kullanmak çok mantıklı olmayacaktır diye düşünüyoruz. Ve Anadolu ve Trakya’nın bizi ve bulunduğumuz bölgeyi daha güzel temsil edeceğine inanıyoruz.

Birliktelik için en uygunu otonomların federatif birliği olabilir. Ama bu kesinlikle bireysel anarşistlerin (yani bir otonom veya grupla bağlantısı olmayan) katılımına veya çalışmasına engel olmamalıdır. Yani her anarşistin federasyona dahil olması bizim için daha verimli olacaktır.

Federasyonun ilkleri kesinlikle eylemlilik ve bilinçlendirme olmalıdır. Yaşadığımız bölgenin en önemli eksikleri bunlardır. Anarşistler bu bölgede ne çekiyorsa yanlış anlaşılmadan ve yanlış tanınmaktan çekiyorlar. Bu bir gerçek. Ayrıca federasyonun önceliklerinden biri de kesinlikle bölgemiz gündemine ve olaylarına anarşist bir bakışın oluşmasının ve bunun yüksek sesle duyurulabilmesi olmalıdır. Zaten federasyon ihtiyacımız da buradan gelmektedir. Seslerimizi birleştirerek daha da yüksek olmasını ve duyulmasını sağlamak.

Aklımıza gelen yeni şeyler olursa veya bu konuda gelişmeler olursa size buradan iletiriz. Şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar.

İsyan ve Dayanışmayla!

16
Şub
09

Polis Heryerde Polistir!

Yazı Karakök otonomundan... Çalışmalarını sonuna kadar destekliyoruz.

Kardeşime dokunma kampanyasi turkiyede baslamistir. Gozaltilari,

kayiplar, iskence, baski, siddet, sindirme, hak ve ozgurluklerin

ihlali her gecen gun artmaktadir. Türkiye’de “kardeşlerimize

dokunulduğu” için böyle bir kampanya baslamış bulunmaktadır.

Dünyanin her yerinde buna benzer olaylar yasanmaktadir. Dunyadaki

polisin ogutlenmesi, donanimi ve siddeti dahada artmistir (ornegin

Atinadaki ve Moskovadaki cinayetler). Bundan dolayidir ki, bu

sorunlarimiz evrenseldir. O halde antinasyonal eylem birligi icin

sizlerinde yasadigi topraklarda polisin ve devlet guclerinin sizlere

ve kardeslerimize yaptiklarini kisa bir yazi veya video ( youtube

klibi olabilir) hazirlayip goderirseniz, mucadelemiz bir okadar

yuselir ve ivme kazanir. Onlar bizi basinda ve kendi arsivlerinde

fisleyip dokumanlar hazirliyorsa bizde polisi ve militarizmi tesir

edip aciga cikaralim.

Dünya anarsistlerin birlikte elele, kardesce calismalari icin,

toplanan dokumanlari ortak bir websitesinde toplayip .herkesin

gorebilecegi ve kullanimina acilacaktir.

Yazi ve dokumanlar icin adres; worldwide.anarchy@hotmail.com

Bu

e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini

açmalısınız

Yazida degisiklik yapabilirsiniz.

Bu yazi Ingilzce, almanca, fransizca,

ispanyolca,Italyanca,rusca,yugoslavca,Yunanca,japonca ibranice,arapca

dillerine cevilecek ve tum dunyadaki anarsistlere gonderilecektir.

Kanpanya icin simdiden alt calismalara katilan degisik ulkelerden

otonomlar var . Ceviri konusundada calisacaklar yazacaklar. Wep siteyi

Isvicreli anarsist ler hazirliyacaklar. Hazirlaninca sizlere

gonderecegiz. Yada sizin hazir kulanmadiginiz wep sitesinide

kulanabiliriz.

Dayanisma ile anarsiyle kalin

Karakok Autonome

Türkiye/ İsviçre

15
Ara
08

TxCx’de 1000 Anarşist Var…

ECEVİT KILIÇ – 15.12.2008

Gazete ve Televizyonlarda, Yunanistan’daki anarşistlerin protesto
haberleri,Türkiye’de de ‘Kim bu anarşistler?’ sorusunu akıllara
getirdi.Sorunun cevabını Türkiyeli anarşistler verdi
Türkiye’de 1000 anarşist var
Yunanistan’da polisin bir genci öldürmesi üzerine anarşistlerin
protesto eylemleriyle hayat durdu. Zaman zaman eylemler düzenleyen
Türkiye’deki anarşistler konuştu: “Onların arkasında halk var. Bizde
ise ölümler kanıksandı”…

Yunanistan’da 15 yaşındaki Aleksis Grigoropulos’un polisin açtığı
ateşle yaşamını yitirmesi ülkeyi ayağa kaldırdı. Protesto gösterileri
düzenlenmeye başlandı. Öğrenciler üniversite ve liseleri işgal etti.
Her sokakta eylemler var.

Polis merkezleri, bankalar ve uluslararası şirketlerin merkezleri
hedef alınıyor. Ülkedeki zarar milyar dolarla ifade ediliyor.
Olaylardan hükümeti sorumlu tutan muhalefet, erken seçim istiyor. Yani
iktidar, sallanıyor. Protesto eylemlerinin düzenleyicileri ise
anarşistler.

Gazete ve televizyon haberlerinden sonra Türkiye’de de insanlar “Kim
bu anarşistler” diye sormaya başladı. Çünkü bizde de son dönemde polis
kurşunuyla yaşamını yitirenlerin sayısı hayli fazla. Polis işkencesi
de cabası. Malum, Türkiye’de anarşist deyince darbelerin yarattığı
kültürle halkın aklına teröristler geliyor.

Peki kimdi bu anarşistler? Türkiye’dekiler kaç kişiler? Kendilerini
nasıl tanımlıyorlar? Onlar ne tür eylemler düzenliyor? Batı’da 1800′li
yılların sonlarında ortaya çıkan bu ideolojinin Türkiye’deki tarihi
nedir?

Resim

Bunları 12 Eylül darbesi sonrasında Türkiye’deki anarşist hareketi
başlatan grup içinde yer alan üç isimle konuştuk; Gazi Bertal, Ahmet
Kurt ve Zelha Cangi. Anarşist dergi Mecmu-a’yı çıkartıyorlar. Bertal
ve Cangi, anarşizmle ilgili kitapları yayınlayan Kaos Yayınları’nda
çalışıyor.

* Türkiye’deki anarşistler kimler?

Zelha Cangi: Çok farklı mesleklerden, yaşlardan ve kültürlerden
insanlar anarşiyi benimsiyor. Veya anarşizme sempati duyuyor.

* Türkiye’de anarşistlerin sayısı ne kadar?

Ahmet Kurt: 1000 civarında.

* Bunlar eylemci olanları mı?

A.K: Hayır. Anarşistlerin en kalabalık olduğu protesto yürüyüşü 1 Mart
Tezkeresi’ne karşı Ankara’da düzenlenen eylemdi. 500 civarında
anarşist vardı. Yunanistan’daki anarşist sayısı da 5-6 bin civarında.
Yani öyle 10 binler değil.

* Anarşizmde nasıl bir yapılanma var?

AK: Çeşitli gruplar olarak varız. Merkezi bir yapımız yok.

* Nasıl bir araya geliyorsunuz?

Gazi Bertal: İstanbul’daki herhangi bir siyasi cinayet veya kitlesel
protestoda her zaman 60 ile 100 arasında anarşist bulabilirsiniz.

Z.C: Bu rakam bir anda olan eylemlerde geçerli. Birbirimizden habersiz geliriz.

G.B: Hrant Dink öldürüldüğünde herkes birbirinden habersiz Taksim’e
çıktı. Birileri kara bayrağı açtı. Etrafında toplandık.

* Anarşistler Türkiye’de hangi eylemleri gerçekleştirdi, şu an
yürüttükleri bir kampanya var mı?

G.B: Birçok alanda iz bırakıyoruz. Çevre sorunları ve nükleer karşıtı
mücadeleyi anarşistler gündemde tutuyor. Sol bu alandaki birikimini ve
tepkisini anarşistlerden esinlenerek ortaya koymuştur.

Z.C: 1980′lı yıllardaki gruplarda her türden anarşist vardı. Uygarlık
karşıtı anarşist ile sendikalist anarşist yan yanaydı. Şimdi öyle
değil. Her biri ayrı bir grup.

A.K: Ekoloji, cinsiyetçilik ve militarizm konularında sık sık eylem
yapıyoruz. 1 Mayıs’lara katılıyoruz. Anti militarist hareketi
anarşistler yürütüyor. İtalyan Sanatçı Pippa Bacca’nın tecavüz
edildikten sonra öldürülmesi üzerine “Biz erkek değiliz inisiyatifi”
kuruldu. Sinagog saldırılarından sonra olay yerine ilk gidenler
anarşistlerdi. 10 kişiydik, ellerimizde çiçekler. Onlara “Sizi
Türkiye’de istemeyen Türklerden değiliz” demek istedik.

G.B: Pippa’nın öldürülmesi üzerine ilk kez bir grup erkek siyah
gelinlik giyerek “Bir kadına tecavüz edip öldürmek erkeklikse biz
erkek değiliz” dedi. Toplumsal muhalefet ve sosyal hayatın içinde
anarşistler mutlaka var. Küçük kaldığımız için görünmüyor olabiliriz.
Tersane isçilerinin sorunlarıyla uğraşan, onlara destek olan anarşist
grup da var, yıkılmaya çalışılan gecekondu mahallesinin halkıyla
birlikte mücadele eden grup da var.

ilk anarşistler Ermeni’ydi

* Vicdani ret kampanyalarını anarşistler mi yürütüyor?

G.B: Evet. Vicdani ret, Tayfun Gönül adlı bir anarşist arkadaşımızın
1989′da “Zorunlu askerliğe hayır” diye kampanya düzenlemesiyle girdi
hayatımıza. Sonra da birçok anarşist arkadaşımız veya anarşist
olmayanlar da vicdani retçi oldu. Ama ‘total ret’ diye bir durum var.
Bu bana daha doğru geliyor. Devletten hiçbir talebim olmayınca
devletin de benden bir şey istemeye hakkı yok.

* Kaç vicdani retçi anarşist var?

G.B: 70 civarında.

* Türkiye’deki anarşizmin tarihi ne kadar?

A.K: 12 Eylül’den sonra ortaya çıktık. Uzun süre kendimize anarşist
diyemedik. Çünkü anarşizm, terörle eşanlamlı olarak anılıyordu. 15-20
kişiydik. Sokak Yayınları’nı kurduk, sonra Kara dergisini çıkardık.
1989′dan sonra ise ayrışmalar oldu.

* İlk anarşistler?

G.B: Osmanlı’nın dağılma döneminde bol miktarda anarşistlerden
bahsediliyor. Bununla ilgili çeşitli belgeler de var. Bu topraklardaki
ilk anarşistler Ermeni anarşistlerdi. Bulgaristan’dan gelen
anarşistler de vardı. 1890′daki bir fabrikadaki grevden söz ediliyor.
Padişahın, zabıta müdürüne gönderdiği talimatta, “Anarşistler ve
sosyalistlerin tevkif edilmesi” gibi bir cümle geçiyor. Buradan
anlıyoruz ki; anarşistleri doğru anlamda kullanmışlar. “Bu fabrikada
anarşistler var” denilseydi karışıklığa neden olabilirdi ama cümle çok
açık.

* Peki, cumhuriyet döneminde hiç anarşist yok mu?

Z.C: Garip ama hiç yok. Sadece sol var.

G.B: Osmanlı’nın son döneminde yaşamış anarşistlerle bugünkü
anarşistler arasında bağ kuran ne bir yazı ne de kitap var. Bugünkü
hareketle o günkü hareketin birbirine değen uçları yok. 1980 öncesi
anarşist olmuş herhangi bir kişiyle tanışmadık hiç.

* Halk anarşistleri tanıyor mu artık?

Z.C: Bizleri terörist olarak görme durumu bitti. Ama solcu olarak algılanıyor.

G.B: Okuyan kesim anarşistleri ayırt edebiliyor.

Komşudaki olaylar başka ülkelere de sıçrayabilir

* Yunanistan’daki anarşistlerin sayısı çok olmamasına karşın isyan nasıl büyüdü?

A.K: Onların köklü anarşist geçmişi var.

Z.C: Onların örgütlenme biçimleri de bu eylemlere uygun. Bir araya
geliş biçimleri de kendilerine özgü bir ağla oluyor. Olayların
başlatan ve yönlendirenler anarşistler. Olayların içinde yer alanların
hepsi anarşistler değil.

G.B: Yunanistan’ın son 30 yılı ile Türkiye’nin 30 yılını
karşılaştırdığımızda çok fark var. Orada tartışan ve sorgulayan bir
toplum var. Bir zam olsa bile eylem düzenlenir. Türkiye’de ise yüksek
sesle bile konuşmayan toplum var. Bir de toplumun kendisi de
sağcılaştı. Halk, faşizan zihniyeti benimser hale getirildi. Halkın
kendisinde MHP’yi aşan bir zihniyet söz konusu. Öyle ki MHP, halka
fren koyuyor. Yunanistan’daki hareket de bir gecede bastırılabilir ama
eylem bir gecelik değil. Başka bir yerden yine patlak verir. Çünkü
toplum bunu üretiyor.

* “Anarşistler yönlendiriyor ama halk da arkalarında gidiyor mu?” diyorsunuz?

A.K: Onlarda da darbe yaşandı. Ama onlar cuntaya karşı direndi.
Darbecilerini de yargıladılar.

* İsyan başka ülkelere sıçrar mı?

İsyan alevleri başka ülkelere sıçrama kapasitesine sahip. İsyanın
önemi büyük; Atinalılar vitrinlerden, ışıklardan gökyüzüne bakamaz
olmuştu, anarşistler vitrin ve ışıkları ortadan kaldırarak insanlara
bunu hatırlattı.

* Dünyanın her yerindeki küreselleşme karşıtı eylemlerin arkasında
anarşistler mi var?

Z.C: Evet. Birçoğunu anarşistler gerçekleştiriyor. G-8 gibi zirvelerde
düzenlenen protestolarda anarşistler etkin.

* Her alanda eylemler düzenliyorsunuz. Yunanistan’da bir çocuğun
polisce öldürülmesiyle hayat durdu. Türkiye’de son dönemde polis
kurşunuyla sık sık insanlar ölüyor. Neden bu konuda bir protesto veya
eylem düzenlemediniz?

A.K: Biz, solla aramıza çizgi çekemedik. Solla birlikte hareket eden
anarşistler var. Bu bağı koparamadığımız için yaratıcı ve bağımsız
eylemler gerçekleştiremiyoruz.

G.B: Türkiye’de sürekli öldürme olayları yaşanıyor. Yunanistan’daki
gibi polis bir kişiyi yeni öldürmedi ki! Türkiye’de polisin öldürdüğü
insanları yıllara ve aylara böldüğümüzde son üç yılda her güne bir
insan düşüyor. Biz ölümü kanıksadık. Doğal olarak da polisin karıştığı
olayı, bir başlangıç noktası haline getirme reflekslerimiz köreldi.
Şimdi anarşist hareket içinde tartışılan bir eylemi anlatacağım size.

* Nedir o?

Bir anarşist grubu, geçtiğimiz kurban bayramlarının birinde bağlanmış
bir danayı serbest bıraktı. Sonra da afiş ve yazıyla bunu duyurdular:
“Biz bir kurbanlık danayı özgürleştirdik.” Bir kısım anarşistler dalga
geçti. Bir kısmı ise “Çok iyi eylem. Biz hayvan kesilmesine karşıyız.
Ayrıca vejetaryeniz.” Ama serbest bırakanlar, eleştiriler karşısında
eylemi geliştiremediler. Belki de çoğumuz eylemi savunsaydık ve
çoğaltsaydık başlı başına bir olay olabilirdi. Yunanistan’da toplumsal
yelpazede görünürde olanlar anarşistlerdir. Türkiye’de ise görünürde
olanlar anarşistler değil sol muhalefet.

Kimlik taşımıyorum soyadı kanununa karşıyım

G.B: Büyük eylemlere Türkiye’den giden anarşistler var.

* Yunanistan’daki olaylarda yer alan Türk anarşistler var mıdır?

A.K: Vardır. Orada yaşayan Türk anarşistler de var. İlişkilerimizin en
iyi olduğu anarşistlerin başında Yunanistan’dakiler gelir.

Z.C: Yunanistan’daki anarşistler dayanışma istemiyor. Herkes kendi
bölgesinde bir şeyler yapsın istiyorlar. Yaşananlar burada da esin
kaynağı olmamalı, yaygınlaşmalı.

* Türkiye’deki anarşist hareket dünyadakiyle bağlantılı mı?

* Türkiye’deki anarşistler ne istiyor?

G.B: Anarşizm özgürlükçü bir düşüncedir; iktidarın olmamasını,
kimsenin kimseyi yönetmemesini, herkesin eşit ve adil bir dünyada
yaşamasını isteriz. Anti otoriter ve anti hiyerarşiktir. Bırakın
insanın insana hükmetmesine insanın doğaya ve hayvanlara hükmetmesine
de karşıyız. Kimlik taşımıyorum. Polis sorduğunda işyerinde diyorum.
Soyadı Kanunu’na karşıyım.

* İş hayatını nasıl sürdürüyorsunuz?

Z.C: Yayınevinde ücretli çalışanımız yok. Her şeyi kendimiz yapıyoruz;
yerleri de temizliyorum, çay da yapıyorum, kitabın sayfasını da
düzenliyorum. Çek kullanmıyoruz. Bütün işlerimizi sözle yapıyoruz.
Sözleşme yapmıyoruz. Burada polisin ve askerin işlediği cinayetlerin
bizde ayaklanmalara yol açmadığına ek yapmak istiyorum. Çünkü bu
ülkede 30 yıldır süren bir iç savaş var.

Resim

[Bu haber/söyleşi, 15 Aralık 2008 tarihli Sabah gazetesinde yayımlanmıştır.
Kaynak: http://www.sabah.com.tr/haber,A95A9DA913B54B6494E64E0E0BAA93F4.html ]

13
Ara
08

Bizim Yüzyılımız Asıl Şimdi Başlıyor!

Mektup Yunanistan’da iktisat fakültesi işgalindeki Türkiyeli bir anarşistten…  Fazla söze gerek yok…

Merhaba…

Şu an gümbür gümbür Keny Arkana dinlediğimiz İktisat Fakültesi işgalinde, enformasyon noktası olarak kullandığımız mekanda, eldeki verileri derli toplu kılmaya çalışıyoruz.

Ne mümkün! Yarın isyanın 1. haftasına giriyoruz ve bu süre içinde olan bitenlerin bir listesini tutmaya kalksak başa çıkamayacağımız ortada. Diğer yandan insanın kaleme kağıda dokunası gelmiyor. Nefes almayı ve isyanda olduğumuz bilincini bir an olsun yitirmemek, tadını çıkarabilmek için.
Yine de bilgilendirme adına üzerimize düşen tek şey çeviriler değil. Elbette size nasıl hissettiğimi anlatabilmem zor. En azından birkaç gözlemde bulunmak ve size bulunduğumuz noktanın tarihsel ciddiyetini hatırlatmak istiyorum.

Agyos Dimitrios’ta Halk Meclisi’nin Özgür Belediyesi’yle birlikte başka bir sürece girdiğimizi düşünüyorum. İşgaldeki Yoannina şehri Belediyesi’ni ve Halandri Belediyesi’ni de bu listeye ekleyelim. İlerleyen günlerde yeni belediyelerin de doğrudan demokrasi alanına geçeceğine inanıyorum. İsyanın attığı en büyük adımlardan biri bu. Doğrudan demokrasi, isyandan devrime doğru atılmış en ciddi adım olarak görünüyor gözüme. Bugün yapılan açık toplantılarda tartışılan eylem programlarına baktığımızda, ya da dünyaya Atina’dan baktığımızda, sadece biçimsel bir hamleden bahsetmediğimiz de ayan beyan olacak.

300 kadar yoldaşın katıldığı bir genel toplantıda, ifade edilen verilere bakacak olursak, halihazırda Atina’nın ticari kapasitesinin yüzde 10’u tahrip edilmiş durumda. Toplam nüfusun binde 5’inin, politik aktivite içindeki nüfusun yüzde 3.4’ünün eylemlerde yeraldığı türünden hesaplar ifade edildi. Bunlar büyük ihtimalle basında yeralan veriler. Yani bir yandan sistem hükmünü sürüyor. Ama yeni olan bu değil. Yeni olan, adım adım ilerleyen isyan.

Her ne kadar dünya egemenleri hükümeti daha sert önlemlere zorlasa da hükümetin yapabileceği fazla birşey yok. Böyle durumlarda çözücü faktör olarak devreye soktukları polis halk tarafından defterden silindi. Hükümet, vahşi bir hayvana sükunet enjekte etmenin yollarını arıyor. Yeni bir ölüm haberinin yıkım olacağını onlar da biliyor. Fakat o ölüm haberi Melbourne’dan geliyor. Mücadelenin küreselliğini anlatmak isteyenlere, saldırının küreselliğini hatırlatır gibi. Yine 15’inde bir çocuk, yine polisler tarafından öldürülüyor.

Danimarka’da 62 yoldaşımız gözaltında. Meksika’da yoldaşlar polis merkezini patlatıyorlar dayanışma için. İtalya ve İspanya’da ilk kıvılcımları çakıyor isyanın. Eylemlerin yapıldığı şehirleri yazmak bile yorucu görünüyor. Ve sizden ricam, bunu Yunanistan isyanı olarak görmekten ve dayanışmaktan vazgeçmeniz. Yunanistan’da isyanı bir günde bastırabilirler. Ama ertesi gün Paris’te karşılaşacağınız, aynı isyandır. Bu isyan yüzyıl sürecek arkadaşlar. 99 yıl toprağın altına çekilse de 100. yıl yeniden çıkacak ortaya. Bu bizim isyanımız, dünyanın dört yanında yoldaşları ve düşmanları olanların isyanı. Biraz empati, dayanışmacı rolünü unutturacak ve ateşi, içinizdeki ateşi sokağa taşımanız gerektiğini farketmenize yetecek.

Tarihin en net çizgilerle ayrılan sınıfsal isyanı içinde olduğumuza inanıyorum. Dahası, tüketim toplumuna ve teknolojiye karşı bu kadar ciddi bir saldırının daha önce yaşanmamış olduğuna inanıyorum. Bu yüzden, ihtiyarların ‘şiddet’ edebiyatı karşısında sabırlı olun. Onlar çok acı çektiler ve içleri katranla doldu. Nerede ışık görseler orayı çamurla sıvamaya kalkıyorlar. Bu sefer güneşi sıvamaya kalkıyorlar. Bizim onlardan naçizane farkımız, şiddetin sadece dinamik değil, kinetik de olabileceğini anlamış olmamız.

Yani bütün o doğrudan demokrasi alanları bir günde ortadan kaldırılabilirler. Bunu biliyoruz. Mesele şu ki bunlar bir hafta önce yoktu. Ve sesimize dünyanın dört bir yanından yankı gelmeseydi, isyan bu aşamaya bile gelemezdi.

Hepimiz gördük ki, 3-5 kişi değiliz. Yalnız değiliz. İçinde bulunduğumuz tarihsel noktanın önemi işte bu. Hayallerimizi gerçekleştirebilecek kadar çoğuz. Yeterki kıvılcım çaksın.

Derin bir nefes alın arkadaşlar. Bizim yüzyılımız asıl şimdi başlıyor.

10
Ara
08

Tüm Polisler Katildir!

Yunanistan’da da bu durum bir kez daha kanıtlandı. 16 yaşındaki anarşist Aleksandros’un göğsünden iki kurşunla vurularak öldürülmesi bardağı taşıran son damla oldu. 6 gündür tüm dünya ayakta. Tüm dünya polislere olan öfkesini kusuyor.

Yunanistan’da sokaklar cennete dönmüş durumda :) Almanyada Yunanistan konsolosluğu işgal altında. Fransada Yunanistan konsolosluğuna saldırı düzenlendi. Ve daha birçok yerde benzer protesto gösterileri ve olaylar sürüyor.

Türkiyede ise geç olsada tepkiler gösteriliyor. İstanbul’da yunanistan konsolosluğu salırıya uğradı, başkonsolosun arabası kullanılamaz halde. İzmirde Alsancak iskelesi boyandı.

Aslında ülkemizde bu duruma tepkilerin olması bile sevindirici. Çünkü türk polisinin cani ruhu ve son 1 yılda öldürdüğü masum insan sayısına neredeyse sıfır tepkiye karşılık 1 kişiye bu kadar tepki abartı olarak görülüyor birçok kişi tarafından. Çünkü onlara göre polis gerekeni yapmıştır, gerekirse öldürmesi kadar doğal bir durum yoktur. Hatta bazı sivri zeka faşistler haber sitelerinde “Yunan polisi beceremiyorsa bizim polisimiz gidip durdursun onları” diyebilecek kadar da kendilerine güveniyor.

Ama maalesef artık bu kadar kolay değil. Bu olay tüm dünya için pimi çekti. Bundan sonra hiçbir faşiste, hiçbir polise sokakta rahat olmayacak. Hiçkimse cezasız kalmayacak.

isyAn ve dAyAnışmA ile!

kArA kuklA AhAlisi

Türkiye’den Eylemlerin Haberleri

İSTANBUL

Taksim’de Bulunan Yunanistan Başkonsolosluğu’na Anarşist Bir Grup Tarafından Kırmızı Boyalı Saldırı Düzenlendi. Yaklaşık 20 Kişi Oldukları Belirtilen Grup, Konsolosluğun Binasına Çok Sayıda Şişe İçerisinde Kırmızı Boya Fırlattı. Binaya pankart asan grup, daha sonra yaklaşık 300 metre uzaklıktaki konsolosluğun diğer binasına geçerek Başkonsolosun aracını tahrip etti, binanın kapısını kırdı. Polis eylemcileri yakalamak için çalışma başlattı.

Olay, saat 14.30 sıralarında İstiklal Caddesi üzerinde bulunan Yunanistan Başkonsolosluğu’nda meydana geldi , Yunanistan’da bir kişinin ölümünü protesto etmek isteyen Anarşist grup, konsolosluk önüne geldi. “Polis her yerde öldürür, biz de 16 yaşındayız” ve Yunanca yazılı pankart açan grup, ellerinde bulunan çok sayıdaki şişe içerisindeki kırmızı yağlı boyayı binaya fırlattı. Sprey boyalarla duvarlara yazı yazan eylemciler, olay yerinden uzaklaştı. Eylemciler daha sonra Balo Sokak üzerinde bulunan Yunanistan Konsolosluğu’nun diğer binasına yöneldi. Burada Başkonsolosa ait Mercedes marka aracın camlarını kırdılar , aracı tahrip ettiler :) Binanın kapısını da kıran eylemciler olay yerinden koşarak uzaklaştı.

Olayı haber alan polis, İstiklal Caddesi üzerinde bulunan konsolosluk binası önünde güvenlik şeridi oluşturdu. Polis, olay yeri inceleme ekiplerini çağırdı, bir süre sonra konsolosluğa gelen olay yeri inceleme ekipleri de, yerdeki boya kutularını ve pankartları parmak izi incelemesi için emniyete götürdü. Çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye alan polis, eylemcileriı yakalamak için çalışma başlattı.

Görgü tanıkları, yaklaşık 20 kişilik bir grubun konsolosluk binasına boya fırlattığını, sloganlar atarak kaçtığını söyledi.

Haberin Videosu;

http://www.dailymotion.com/goruntufaaliyeti/video/12939875

http://www.metacafe.com/watch/2153157/

http://athens.indymedia.org/local/webcast/uploads/alexandros_istanbul.wmv

İZMİR

Yunanistan’daki anarşist yoldaşlar ve arkadaşlar,


İlk olarak, Alexandros-Andreas Grigoropoulos için olan hüznünüzü paylaşıyoruz. Polis/devlet  cinayetine karşı başlattığınız bu kavgayı destekliyor ve genişletmeye çalışıyoruz. Fakat maalesef belirtmemiz gerekiyor ki Türkiye medyasında durumla ilgili olarak ilgi eksikliği ve yanlış bilgilendirme mevcuttur.


Bu noktada kamu ilgisini çekmek için binlerce insanın günlük feribot seferleri için kullandığı İzmir’in ana iskelelerinden biri olan Alsancak İskelesi’ni boyadık. Bu aynı zamanda İzmir , Yunanistan Konsolosluğu’ndan en iyi görünen yerdir. Anarşist A’larla Atina’daki Ateşi Gör’ün yazdık.


Ancak şu an sadece bu kadar yapabildiğimiz için üzgünüz. Yeni gelişen bir grup olmamız ve Türkiye’de dini bayram olması nedeniyle her yerin kapalı olması, devlete konsolosluğu kolayca güçlendirme şansı verdi.


Yapabileceklerimizin daha fazlasına bakıyoruz…


Dayanışmayla,


otonomizmir/istanbul/ankara
Atonom


www.atonom.org mail@atonom.org


in english : http://athens.indymedia.org/front.php3?lang=en&article_id=938985

Sürekli Güncel Haberler İçin AForum‘u ve Bizi Takip Edin!

01
May
08

Adana’da Faşişt-Polis Elele Gençlere Saldırdı!!!

Herşey çok güzel başlamıştı. Bu sene de adanada 1 mayıs’ın olaysız ve eğlenceli geçeceği umuduyla yola çıkmıştık. Gayet de güzel başladık. 1 saatlik gecikmeyle yürüyüşe başladık ama coşkumuzdan hiçbirşey kaybetmemiştik.

Bayraklarımızla, pankartlarımızla, sloganlarımızla yoldaydık. Meydana kadar en ufak bir sorun çıkmadan, slogansız 1 saniye geçirmeden gittik. Meydana girdiğimizde sevinmiştik… Galiba bu seneyi de sorunsuz atlatıyorduk…

Meydandan ilk ayrılan burjuva partileri oldu. O ara arkamızdaki panzerde bir hareketlilik vardı. Sebepsiz yere aracın kafesini açmıştı. Çok fazla önemsemedik. Bildirilerimizi dağıtmaya, halayımızı çekmeye devam ettik.

Sonra sendikalarda yavaş yavaş ayrılmaya başladı. Gençler ise halaylarını çekmeye. coşkuyla eğlenmeye devam ediyordu…

Herşey bir anda başladı… Önce polisler iki arkadaşımızın gözlerine biber gazı boşaltmaya başladı. Biber gazıyla gözlerini açamayacak hale gelen arkadaşlarımızı coplayarak devirdiler. Gençler bir anda dağılmaya başladı. O anda faşist itler sahneye çıktı. Sopalarla üzerimize yürüdüler. Yanlarında polisler biber gazı ve coplarıyla onlara yardım ediyordu. Önlerine geleni devirdiler ve dövdüler.

Gençler kaçarken aralardan çıkan it amcalarımız önlerine geleni dövüyordu. Bir it ise bir kızın bacağına vurduğu sopa kırılınca sopanın kalan kısmını üzerime fırlattı. Arkasından üzerimize doğru gelen polisler yetişemeden arkadaşımızı aldık ve güvenli bir yere götürdük.

Hepimiz ara sokaklara dağıldık. Polisin kaç kişiyi gözaltına aldığına dair henüz kesin bir bilgimiz yok. Biz kaçarken polis araçlarıyla “asi genç” avındaydı.

İstanbul ve Ankara’daki olayların tedirginliği üzerimizdeydi ama polisin itlerle anlaşarak böyle hain ve şerefsiz bir saldırı yapmasını kimse beklemiyordu.

Ama bunu onların yanlarına bırakmayacağız! Polislere ve itlere bize çektirdiklerinin hesabını soracağız!

Herkese geçmiş olsun!

kArA kuklA

28
Nis
08

1 Mayıs!

1 Mayıs yaklaşıyor… Ve yaklaştıkça otoritenin çenesi açılıyor. Bizlere özgürlüğü hayal etmeye çalışıyorlar. Ama yapamayacaklarını bildikleri için bizleri laflarıyla, coplarıyla, silahlarıyla korkutmaya çalışıyorlar. Ama yılmak yok!

Taksim’de en gereksiz güruhlar bile kutlamalar yaparken işçilerin, emekçilerin yürümesi batıyor. Ne de olsa orası baş takımının mekanı… Ayaktakımının ne işi var orada…

Yine her şehirde bizleri yıldırmaya çalışacaklar. Ama meydanları doldurarak, ellerimizde pankartlarla onlara haykıracağız; “AyAktAkımı burada!” Bizleri korkutmaya çalışanların korkma vakti geldi!

Hiçbir şehirde meydanların boş kalmaması dileğiyle… 1 Mayıs tüm emekçilere ve özgürlüğünün peşindekilere kutlu olsun! Baştakımına ise kabus gibi bir gün dileriz!

kArA kuklA




 

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.